05 Mayıs 2009 Salı

YAZ GELİYOR:.....


Uzun zaman'dan beri; bir şeyler yazmak istememe rağmen,bir türlü yazamadım.Bahar geldi.her taraf yemyeşil,doğa en güzel elbiselerini giyindi yaz'ı müjdeliyor.


Sarosdayım.Buraları harika.insanın,oksijen bolluğundan başı dönüyor.Deniz,tarlalar,ağaçlarda açan çiçekler, kırlarda ve yol kenarlarındaki papatyalar ,gelincikler insana varolmanın hazzını yaşatıyor.Yaşadığımız sitenin bahçesinde yaşayan boncuk,fatoş,kuşçu ve kral;bütün kış bizi beklemişcesine yanımıza koştular.Hemen hemen bütün gün bahçemizden ayrlmıyorlar. Hayvanlarda vefa bir başka oluyor;tutku gibi.kapıya her çıkışımda gözlerimin içine bakıyorlar.

Komşularımız teker teker gelmeye başladılar.Bizden önce gelenler; bizi özlem ve sevinçle karşıladılar.Bizde yeni gelenleri aynı duygularla kucaklıyoruz.Birde kayıplar olmasaydı :(



İnsan buruluyor.Halbuki geçen yaz sonunda burada buluşmak üzre ayrılmıştı herkes.:((


Şimdi yeniden buluşmanın keyfiyle;hayırlı ve güzel bir yaz olması dileniyor.Hepimiz için,herkes için ve elbette dünya için hayırlar diliyorum.Huzur,mutluluk ve barış diliyorum.

24 Şubat 2009 Salı

SENİ ÖZLEYECEĞİZ........!!!

Hale'yi Kaybettik........:((

Uzun bir yaşam gerçeği bir anda hikaye oluveriyor.Öykü dense,Roman dense ne çıkar.Hepsi aynı kapıya çıkıyor.

Bir yok oluş,

Bir gidiş,

BİN BIRAKIŞ..

Evet bırakıp gitti;

Yaşanmışlığını,Kırgınlıklarını,Üzüntülerini,Yapmak istediklerini,Özlemlerini,Sevinçlerini,Bitmez dediğimiz neşesini,Arkadaşlarını,Dostlarını,Sevdiklerini,Oğluşlarını,Oğluşlarının kendisine hediye ettiği kızlarını (gelinleri hep kızları oldu onun için)ve küçücük kuzusunu,Doğacak kuzularını..

Hepsini bıraktı gitti...Aslında bırakıp gitmeyi kendi istemedi biliyorum .Hayatı her yanıyla ,her haliyle sevdi.Herkese neş'e nüvesi, tatlı sözler kümesiydi O.Gitti........,bırakıp gitti....

Ya alıp götürdükleri....??

Kendisini tanıyan herkesin sevgisini götürdü;..........yerine özlemini bıraktı...

Belki iyişebilir umutlarını aldı götürdü;..........yerine hayat gerçeğini bıraktı...

Izdırapsızlığı aldı gitti; ..........Sona yaklaşırken çektiği ızdıraplarını bıraktı...

Hastalığının acılarını aldı gitti;..........Izdırapları sona erdi tesellisini bıraktı...

Kaybedilme korkusunu,aczi aldı gitti;..........Ölüme direncini bıraktı...

Suskunluğunu aldı gitti;..........ÖZLEM ÇIĞLIKLARINI bıraktı...

Çocukları ; annelerini,

Sevenleri ; kardeşlerini,kuzenlerini,akrabasını kaybetti ..Sevdiceklerini ,en kıymetlilerini kaybetti.

Ya Bİz....!!!

Biz arkadaşımızı yitirdik,Çocukluk arkadaşımızı,Okul arkadaşımızı,Sıra arkadaşımızı,Gezi arkadaşımızı,"Huyuyla ,yüzüyle,sözüyle,neşesi ve gülüşüyle" Güzel arkadaşımızı kaybettik....

Arkadaş kaybetmenin acısı da farklı oluyor,kayıplar tek tük derken;teker teker..................

Kendinin de o son'a gideceğini düşünmese de insan;

Yalnız kalmağa başladığını düşünüyor olsa gerek.arkadaş kaybetmenin tadı acı oluyor..
Her hal ve her Son'da Allah kuvvet versin. Mekanın cennet olsun, Rahat Uyu.

Seni Çok özleyeceğim Hale .....:((

15 Şubat 2009 Pazar

SEVGİ DOLU BAKAN GÖZLERE:..KıyamaaaM

Merhaba; Sizlere senelerdir zaman, zaman, severek
okuduğum; şair " Zühre AYHAN"ın "BÜYÜME ÇOCUK " başlıklı şiirini,
minik delikanlı Kaan Taşağıl'ın gülen ve sevgi dolu bakan gözleriyle harmanlayarak
sunmak istedim.



BÜYÜME ÇOCUK

Büyümeye bu özlem bu özenti niye cocuk?


Sen küçüksün, dünyan büyük...


Dünyan temiz pak,
Bütün renlerin pembe, beyaz,ak....

Acı yeşilleri tanımazssın, siyahlar senden uzak...

Düştüğün için ağlama,

bu düşüş, düşüş değil.

Ellerin kirlendiyse üzülme,
yüreğin pak ya...

Oyuncağın kırıldıysa ne olur?

Büyüde gör! kalbini nasıl da kırar eller ........

Bir anlık zevk için... bir ömrü nasılda zindan ederler....

Büyümeye özenme çocuk,


" insanlar büyüdükçe küçülürler"
"üstleri temizlendikçe içleri kirlenir"...

Para denir, şöhret denir, aşk denir ,

tüm iyilikler menfaatlerde erir...
Büyümeye Özenme Çocuk..


Bir büyürsen küçülemezsin ...

BÜYÜME ÇOCUK!!!!!

14 Şubat 2009 Cumartesi

İLLAKİ...Sevgililer Günü...MÜ ..?


Tek bir güne mi sığar? Sevgi.
Yılda bir günle mi var olmalı,? Sevgili.
Bence..SEVGİ GÜNÜ ..Sevgi en güzel duygu.
Sevgi varsa sevgili vardır.

Tanrıma müteşekkirim;beni, sevgi dolu yarattığı için,her şeye,herkese sevgi ile bakabilmeyi duyumsattığı için.
Tanrıma müteşekkirim; bana sevmeyi,sevilmeyi yaşattığı için.
Evet:sevgi varsa,sevgili vardır,
sevmek varsa,sevilmek vardır.
Sevmek,sevgi,sevgili.......tek bir gün için mi ?...


Hayır! her gün için.
Beslendikçe büyüyen,gözlerde başlayıp,yüreklerde pekişen.
Yüreklerde başlayıp,Gözlerde bütünleşen...Müthiş duygu.
İş ki....Sevmeyi bil.
Şekli , türü , büyüklüğü ne olursa olsun,
kimi ? neyi ? neden ? olursa olsun;
Yeterki sevgi olsun.
Sevgi:Sevgi besler,büyütür,
güç verir,
sevindirir , şımartır,
canlandırır , çocuklaştırır,
coşturur.

paylaşıldıkça oluşup,olgunlaşır .

Anlayış bekler ,ilgi ister.
Sevgi:Sevgi küsmez,bitmez,körelmez ,sularsan büyür,kucaklarsan yürür.
Duyguların en güzeli,duyulması en güzel,İşitilmesi en güzel,Söylenmesi en güzel ve en kolay...

SENİ SEVİYORUM.
Yaşadığın,Yaşattığın,Yaşatıldığın sevgiler hiç bitmesin........
Sevgi ,her günün olsun

Sevgi günün kutlu olsun........



Fotoğraf :Hanife(Agan)Pehlivanoğlu

27 Ocak 2009 Salı

DOLU DOLU BİR ŞARKI


Evet! Dolu dolu bir şarkı.Lynda Lemay,Kelebekli şantöz.Muhteşem bir ses. seslendirdiği bütün şarkılarını keyifle dinliyorum.Hangi ruh halinde olursanız olun,şarkıların anlamını anlamasanızda;tarz ve sesi insana huzur veriyor.Sevdiğim şarkılarından biri "Un Homme de 50 Ans"="50 yaşında bir adam arıyorum" tercümeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.Sözler benim çok hoşuma gitti.



'ELLİ yaşında bir adam arıyorum,
Her düşü kurmuş,her düşü yitirmiş.
Yeterince istemesini bilmiş,
Şimdi ne istediğini bilecek kadar.'


'ELLİ yaşında bir adam arıyorum,
Her borca girmiş,her borcu ödemiş,
Sonra yeterince papel edinmiş,
Ama paradan gözleri kamaşmayacak kadar.'


'Elli yaşında bir adam arıyorum,
Hem cezbetmiş,hem tiksindirmiş,
Ve yeterince çocuk edinmiş,
Duyarlılıktan anlayacak kadar.'

'ELLİ yaşında bir adam arıyorum,yaşamış
Her tütünü içmiş,her içkiyi devirmiş,
Kadın çıplaklıklarını öğrenmiş,
Artık gerisini aramayacak kadar.'

'ELLİ yaşında bir adam arıyorum,
Veremeyeceği şeyin farkında olan,
Geçmişi geleceğinden fazla olan,
Ama zamanı olacak kadar zamanı olan.'

'ELLİ yaşında bir adam arıyorum,
Kendini en boktan şeye hazırlamış,
Zamanın iyileştiremeyeceğini öğrenmiş,
Ve çok cenazeler kaldırmış kadar.'

'ELLİ yaşında bir adam arıyorum,
Gerçekten kaçmamayı anlamış,
Yalan söylememek cesaretini edinmiş,
Hissiyatlarından tüymeyecek kadar.'

'EVET,elli yaşında bir bey arıyorum,
Kendisini artık ciddiye almayacak,
Fakat beni sükunetle sevecek,
Ve elinden gelecek her şeyi yapacak kadar.'

'BİR adam arıyorum,öyle güçlü olmasın
Çünkü kimse asla güçlü değil,
Bir adam arıyorum,yüzünde kırışıkları
Ve hafızasında gizlenecek şeyleri kalmamış olacak kadar.'

'BİR adam arıyorum,etrafta ibadullah
Fakat hiç rastlayamadığım,
Bir adam,benim hüznüme benzeyecek
Ve belki beni bekleyecek kadar.'

'BİR adam arıyorum,ellilik işte
Aşağısı da olur,yukarısı da olur
Tabii mükemmeli olmaz,
Ama işte nihayet benim olur.'

'BELKİ bütün hayat için değil,
Fakat öylesine gerçek zamanlar için ki,
Her hatırlayışımda kalbim yırtılmayacak kadar.'


Böyle bir özlemi olanlara.Buradayım diyecek karşılaşmaları diliyorum.Şansınız bol olsun.Umutlarınız,Ümitleriniz hiç bitmesin.












































Etiketler:

20 Ocak 2009 Salı

Afiyet Olsun....:)) REVANİ

Revani
ŞERBETİ :
4 su bardağı .......Toz şeker
4,5 su bardağı .......Su
1 tatlı kaşığı .......Limon suyu ..........Kaynatılıp Soğutulacak.

KEKİ :
7 adet ..............Yumurta
1 paket ............Hamur Kabartma Tozu
1 paket ............Vanilya
2 su bardağı ... Toz Şeker .........................İyice Çırpılır
İçine..Bir tutam Sevgi.:)) ve
2 su bardağı ... un
2 su bardağı ... İrmik
1 su bardağı ....Sıvı Yağ
1 su bardağı ....Su
ilave edilip..........................İyice karıştırılarak ,tepsiye dökülür.
Soğuk fırına konularak; 170 derece sıcaklıkta pişirilir.
Fırından çıktıktan sonra;üstündeki buharı biraz havalandırılır ve ikram edilecek
büyüklükte kesilerek SOĞUK ŞERBET üstüne dökülür.
soğuyunca hindistan cevizi rendesi ile süslenerek ikram edilir.

06 Ocak 2009 Salı

İÇİM ACIYOR


Artık televizyon izlememek,

haberleri dinlememek,

gazetelere bakmamak istiyorum.

Nedir bu yaşanan? Bu vahşet..!

İnsanlık ayıbı?

İnsanlık dramı?

hangi kelimeyi yerleştirmem gerektiğini bulamıyorum........!?!?


Gazze yanıyooR.

Asker,sivil, kanlar içinde,yitiyor.

Masumlar: daha tadına varamadan güzelliklerin;

Düşmanlığı,kargaşayı,karmaşayı tanıyor ve sığınacağı kucakları yitiriyor.



Ya suskun bedenler!

Haykırmıyormu "neden"?...."neden bu vahşet"?

"Kimbilir kaç kişinin hırsı,
hangi hesapların,
hangi çıkarların,
dayanılmaz istemlerini yaşıyoruz" diye sormuyormu!?


İki dudağın arasından " VUR"!.... yerine,




"DUR ".....sözcükleri çıkamazmı!?



Senaryosu hangi zamandan beri yazıldıki bu vahşetin ?
Film seyreder gibi izliyoruz ekranlardan, film izlercesine.

Gözyaşlarımıza mani olamasakta; zaman zaman :
içimiz cızlaya,yüreğimiz sızlaya,sızlaya seyrediyoruz.


İçimiz acıyarak izliyoruz.Yardıma koşamamanın verdiği ızdırapla,
Hiçbirşey yapamamanın verdiği utançla..........
Sadece seyrediyor ve kınıyoruz.!

Yetmiyor,
yetmiyor dindirmeğe yangınlarını; yüreklerin.
Yetmiyor,
yetmiyor durdurmaya:kaçmaya çalışırken korkusunu; yüreklerin..! .

Ahh ATAM !.....

ATATÜRK'üm.!

Duymamışlar senin ulu sözünü .
Sanki yakalayamamışlar insani duyguları.
Dünyaya haykırmak istiyorum.


Haykırmak istiyorum;olanca gücüyle gönlümün,
Konuya ,komşuya, içerdekilere,dışarıdakilere sesleniyorum...................



ATAM istiyor ve diyor ki :


"YURTA SULH, CİHANDA SULH"


Hanife Pehlivanoğlu